|
 |
|
HOŞGELDİNİZ |
|
|
|
|
|
 |
|
3-6 YAŞ UYUM VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
3-6 YAŞ ÇOCUKLARINDA GÖRÜLEN UYUM
VE DAVRANIŞ BOZUKLUKLARI
3-6 yaş arasında çocuklar toplum kurallarını öğrenmeye başlar. Kendilerinin yapmak istedikleri davranışlar ile toplumun onlardan beklediği davranışlar arasındaki dengeyi kurmaya çalışırlar. Bu dengeyi kurarken başarılı olurlarsa topluma uyum sağlamış olurlar. Ancak bu dönemde karşılaştıkları çevresel etkenler, olumsuz anne-baba tutumları , sağlık sorunları gibi etkenler uyum konusunu kolay atlatamamalarına neden olur. Ortaya bazı davranış ve uyum bozuklukları ortaya çıkabilir.Bu sorunlar kısa süreli olduğunda geçicidir. Ancak problemler devam ederse uzmanlardan yardım almak gerekir. Aksi takdirde yaş ilerledikçe sorunlar farklı boyutlara dönüşebilir. Bu dönemde çocuklarda karşılaşılan uyum ve davranış bozukluklarının başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz:
Alt ıslatma ve kaka kaçırma:3-4 yaşlarına kadar zaman zaman gündüz, genellikle de geceleri altlarını ıslatmaları normal karşılanabilir. Ancak bu durum daha ileri yaşlarda da devam ederse bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.Tamamen tuvalet eğitimini tamamlamış bir çocuğun sonradan bu sorunları yaşamaya başlaması ise yine uzmanlar tarafından değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Parmak emme ve tırnak yeme: Bir yaşına kadar normal karşınabilen bu durum, 3-4 yaşına kadar devam ederse bir uyumsuzluk sorunu olarak değerlendirilebilir.
İnatçılık: 1.5-3 yaşlarında inatçılık normal kabul edilir. Bu yaşlarda benlik gelişimi başlamıştır . Kendini başkalarına kanıtlamak için yapmak istediklerinde inatçı olabilir.Ancak bu durum üç yaşından sonra devam eder ve sürekli olursa değerlendirilmelidir.
Saldırganlık:Çocukta doğuştan var olan bir dürtü olduğuna inanılır. Saldırganlığın güçlenmesi çocuğun çevresel şartlarına, aile tarafından sürekli baskı altında olması veya tamamen serbest bırakılması çocuğa yönelik saldırgan davranışların var oluşuna bağlıdır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu:Bu sorun dikkat edilmemesi durumunda ileriki yaşlarda bir çok psikiyatrik sorunlarla karşılaşılabilir. Mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir. Daha çok ilköğretime başlandığı dönemde ebeveynlerin dikkatini çeker. Doğru tanıyı uzmanların tanımlaması gerekir. Aşırı hareketlilik, dikkatini toparlayamama, dürtülerini kontrol edememe özelliklerinden yalnızca biri görülebildiği gibi hepsi bir arada da bulunabilir. Her hareketli çocuğa hiperaktif demenin yanlış olduğu kadar, var olan bir sorunu görmezden gelmek de yanlış olur. DEHB tedavi edilmediği takdirde ilerleyen yaşlarda bir çok psikiyatrik sorunu beraberinde getirebilir. Bu nedenle mutlaka uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.
Yemek yeme sorunları: Bu konu anne babaların sorun haline dönüştürebilmesine açık bir konudur. Çeşitli ödüllendirme veya cezalandırma yöntemleriyle yemek yeme alışkanlığı kazandırılmaya çalışılır. Ancak bu yüzden yeme bozuklukları ortaya çıkabilir. Kusma, inatçılık, yemek süresini uzatma, hırçınlık gibi durumlar ortaya çıkabilir.En iyi yöntem, çocuğa iyi bir model olmaktır.
Yalan söyleme: Çocukta 7 yaşına kadar yalan söyleme beklenmez. Bu döneme kadar algılamada gerçeklik kavramı henüz tam oturmadığından söylediklerinin yalan olduğu düşünülmez. İleriki yaşlarda yalanla ilgili sorun oluşmaması için ailenin bu konuda da iyi bir model olması gerekmektedir.
Çalma: Mülkiyet kavramı okul öncesi dönemde tam anlamıyla kazanılmadığından , bu dönemde karşılaşılan davranışlar çalma olarak nitelendirilmez.
İçe kapanıklık: Çevreye zarar vermeyen bir durum olduğu için fazla önem verilmez.Oysa bu çocuklar grup oyunlarına katılamaz, kendini ifade etmekte zorlanırlar. Bu durum geçici bir durum değildir. Gereken önem verilmelidir.
Çocuklarımızın ruhsal gelişimlerinde yaşadığımız sorunların cevabını ayrıntılı olarak bulabileceğimiz bir site önermek istiyorum:
www.bizkadinlar.tr.gg |
|
|
|
|
|
|